Hizmetlerimiz
Dil ve Konuşma Bozuklukları
Dil, konuşma, ses ve yutma güçlüklerinde her yaş grubuna bireysel terapi desteği.
Hizmetlerimiz
Dil, konuşma, ses ve yutma güçlüklerinde her yaş grubuna bireysel terapi desteği.
Dil ve konuşma terapisi; bireylerin anlama, kendini ifade etme, konuşma, ses ve yutma becerilerini değerlendiren ve bu alanlarda yaşanan güçlüklerin giderilmesini destekleyen bir sağlık disiplinidir. Kurumumuzda çocuklardan yetişkinlere kadar her yaş grubuna, bireyin ihtiyaçları ve güçlü yönleri temel alınarak planlanan terapi hizmetleri sunulmaktadır.
Çalışma alanlarımız dört ana başlık altında toplanmaktadır: Dil, Konuşma, Ses ve Yutma.
Dil; söyleneni anlamayı, düşünceleri sözcüklere dökmeyi ve iletişimi sosyal ortamlarda uygun biçimde kullanmayı kapsar.
Çocuğun yaşından beklenen dil ve iletişim becerilerini akranlarına göre daha geç kazanması durumudur. Sözcük kullanımı, cümle kurma, yönerge anlama, soru-cevap ve kendini ifade etme becerileri değerlendirilerek çocuğa özel bir terapi programı oluşturulur.
Anlama, ifade etme, sözcük bilgisi, dil bilgisi ya da anlatım becerilerinde kalıcı güçlüklerin görüldüğü durumlardır. Dil becerileri ayrıntılı biçimde değerlendirilir; amaç, bu becerilerin günlük iletişimde işlevsel olarak kullanılabilmesidir.
Söyleneni anlama, yönergeleri takip etme, sorulara uygun yanıt verme ve kavram öğrenme alanlarındaki güçlükleri kapsar. Dilin anlama boyutu yapılandırılmış çalışmalarla desteklenir.
Düşünce, istek ve yaşantıları sözcük ve cümlelerle aktarmada yaşanan güçlükler ele alınır. Yeni sözcükler öğrenme ve bunları doğru anlamda kullanma, yaşa uygun cümleler kurma ve olay anlatma becerileri çalışılarak daha zengin ve anlaşılır bir dil kullanımı hedeflenir.
Dilin sosyal ortamlarda uygun biçimde kullanılması üzerine çalışılır. Sohbet başlatma ve sürdürme, sıra alma, konuya uygun yanıt verme, soru sorma, duygu paylaşma ve sosyal ipuçlarını anlama gibi beceriler desteklenir.
Otizmli bireylerde temel hedef, iletişimin işlevsel hale getirilmesidir. Ortak dikkat, iletişim başlatma, istek bildirme, sıra alma, karşılıklı etkileşim ve sözel dil becerileri bireyin gelişim düzeyine göre çalışılır.
Down sendromu ve diğer genetik sendromlar, serebral palsi ve benzeri gelişimsel durumlarda görülebilen iletişim güçlükleri değerlendirilir. Terapi, bireyin güçlü yönleri ve mevcut becerileri temel alınarak günlük yaşamda kullanabileceği iletişim becerilerine odaklanır.
İnme, beyin hasarı ya da bazı nörolojik hastalıkların ardından daha önce kazanılmış dil becerilerinin etkilenmesi durumudur. Anlama, konuşma, adlandırma, okuma ve yazma becerileri değerlendirilir; terapi, bireyin günlük yaşam iletişimini yeniden yapılandırmayı ve iletişimsel bağımsızlığını artırmayı amaçlar.
Dil gelişimiyle ilişkili okuma-yazma güçlüklerinde sesbilgisel farkındalık, sözcük bilgisi, dinlediğini ve okuduğunu anlama ile anlatım becerileri desteklenir. Böylece çocuğun akademik becerileri için sağlam bir dil temeli oluşturulur.
Konuşma yoluyla yeterli iletişim kuramayan bireylerin kendilerini daha bağımsız ifade edebilmeleri için alternatif iletişim yolları değerlendirilir. Görseller, semboller, iletişim panoları ya da uygun teknolojik sistemler bireyin gereksinimine göre planlanır.
Konuşma; seslerin doğru üretilmesini, konuşmanın akıcı ve anlaşılır olmasını ve konuşma için gereken hareketlerin planlanıp yürütülmesini kapsar.
Bazı seslerin yanlış üretilmesi, başka bir sesle değiştirilmesi ya da atlanması durumunda konuşma sesi becerileri değerlendirilir. Çalışmalar, sesin doğru üretiminden başlayarak günlük konuşmaya aktarılmasına kadar aşamalı olarak planlanır.
Konuşma seslerinin sözcükler içinde belirli ve tekrarlayan örüntülerle yanlış kullanıldığı durumlarda çocuğun ses sistemi bir bütün olarak ele alınır. Hedef yalnızca tek bir sesi düzeltmek değil, konuşmanın genel anlaşılırlığını artırmaktır. Bu nedenle konuşma sesleri, dil gelişimi, konuşma hızı ve motor beceriler birlikte değerlendirilir.
Ses, hece ya da sözcük tekrarları, uzatmalar, bloklar ve belirgin duraklamalar konuşmanın doğal akışını etkileyebilir. Terapi bireyin yaşına ve iletişim ihtiyaçlarına göre planlanır; iletişim sırasındaki rahatlığını ve konuşmaya katılımını desteklemeyi amaçlar.
Konuşmanın çok hızlı, düzensiz ya da anlaşılması güç biçimde gerçekleştiği durumlarda konuşma hızı, ritim, duraklamalar ve anlaşılırlık birlikte ele alınır.
Çocuğun konuşma için gereken hareketleri planlamakta ve sıralamakta güçlük yaşadığı motor konuşma bozukluğudur. Seslerden hecelere ve sözcüklere doğru ilerleyen çalışmalarla konuşma hareketlerinin daha doğru, tutarlı ve kontrollü hale gelmesi hedeflenir.
Dizartri, nörolojik nedenlerle konuşma kaslarının gücü, hızı ya da koordinasyonu etkilendiğinde ortaya çıkar. İnme, beyin hasarı ve nörolojik hastalıklar sonrasında görülen konuşma güçlüklerinde solunum, ses, artikülasyon ve konuşma hızının iletişime etkisi değerlendirilir; bireyin günlük yaşamda olabildiğince anlaşılır iletişim kurması amaçlanır.
İşitme kaybının dil ve konuşma gelişimine etkileri değerlendirilir. İşitsel beceriler, sözcük bilgisi, konuşma sesleri ve iletişim becerileri; bireyin kullandığı işitme teknolojileri ve eğitim süreciyle uyumlu biçimde desteklenir.
Dudak-damak yarığı olan bireylerde görülebilen sesletim, rezonans ve anlaşılırlık sorunları değerlendirilir. Terapi süreci bireyin tıbbi ve gelişimsel özellikleri göz önünde bulundurularak planlanır.
Sesin kalitesi, perdesi, şiddeti ve tınısı; iletişimin etkili ve rahat sürdürülebilmesi için büyük önem taşır.
Sesin kalitesinde, perdesinde (olması gerekenden ince ya da kalın), şiddetinde (fazla yüksek ya da düşük) veya kullanımında meydana gelen değişiklikler değerlendirilir. Bireyin sesini daha sağlıklı ve etkili kullanmasına yönelik terapi planlanır.
Sesin sürekli ya da tekrarlayan biçimde kısık, boğuk, nefesli veya zorlanarak çıkması durumunda ses kullanımı değerlendirilir. Gerektiğinde kulak burun boğaz (KBB) hekimiyle iş birliği içinde çalışılır.
Bağırma, uzun süre yüksek sesle konuşma ya da sesin hatalı kullanımı zamanla ses sorunlarına yol açabilir. Öğretmen, eğitmen, sanatçı ve çağrı merkezi çalışanları gibi sesini yoğun kullanan meslek gruplarına yönelik değerlendirme ve terapi hizmeti sunulur; ses sağlığını koruyacak kullanım stratejileri geliştirilir.
Çocuklarda ses kalitesi, şiddeti ya da kullanımındaki farklılıklar değerlendirilir. Terapi, çocuğun günlük iletişim ihtiyaçları ve ses kullanım alışkanlıkları dikkate alınarak planlanır.
Sesin ağız ve burun boşluklarında uygun biçimde yankılanmaması sonucunda burundan, kapalı ya da farklı bir tınıda duyulması gibi durumlar ele alınır. Dudak-damak yarığına bağlı rezonans sorunlarında konuşmanın daha doğal ve anlaşılır hale getirilmesine yönelik çalışmalar yapılır.
Ses hijyeni, doğru ses üretimi, nefes-ses koordinasyonu ve ses kullanım alışkanlıkları üzerine çalışılarak sesin daha verimli ve güvenli kullanılması sağlanır.
Yutma; çiğneme ve ağız içi kontrolle başlayıp besin ve sıvıların mideye güvenle ulaşmasıyla tamamlanan, birden fazla aşamalı bir süreçtir.
Besin ve sıvıların ağızdan mideye aktarılması sırasında yaşanan güçlükler değerlendirilir. Yutmanın farklı aşamaları ile farklı kıvam ve dokudaki katı ve sıvı besinlerin ağız içinde yönetimi ele alınarak güvenli beslenme desteklenir.
Besinleri uygun biçimde parçalama ve çiğnemede yaşanan güçlükler ile dudak, dil ve çenenin beslenme ve konuşma sırasında koordineli kullanımı değerlendirilir.
Yaşa uygun beslenme becerilerinin gelişmemesi, yemek seçme, belirli doku ve kıvamları reddetme, çiğneme güçlüğü, beslenme sırasında zorlanma ya da öğünlerin uzun sürmesi gibi durumlar ele alınır. Amaç, beslenme sürecinin daha işlevsel ve güvenli hale gelmesidir.
Nörolojik hastalıklar ya da gelişimsel durumlar sonucunda ortaya çıkabilen yutma sorunları değerlendirilir ve güvenli yutma becerileri desteklenir.
Bireyin besin ve sıvıları güvenle tüketebilmesi için uygun stratejiler belirlenir; süreç aile ve diğer sağlık profesyonelleriyle multidisipliner bir yaklaşımla yürütülür. Yemek sırasında ya da sonrasında öksürme, boğaz temizleme ihtiyacı, seste değişiklik veya tekrarlayan rahatsızlıklar gibi belirtiler değerlendirme gerektirebilir; uygun durumlarda ileri değerlendirme ve yönlendirme yapılır.
Terapide kazanılan becerilerin yalnızca seans sırasında kalmaması için aileler sürecin aktif bir parçası olarak görülür. Günlük yaşamda iletişim fırsatlarının artırılması, çocuğun iletişim girişimlerinin desteklenmesi ve öğrenilen becerilerin ev, okul ve sosyal ortamlara taşınması için ailelere düzenli rehberlik sağlanır.